

ABD’deki California Üniversitesi Los Angeles (UCLA) araştırmacılarının uydu verilerine dayanan çalışmasında, Silivri Katı Atık Depolama Tesisi Türkiye’de atık kaynaklı metan salımının en yüksek olduğu tesis olarak gösterildi.
Uluslararası basına yansıyan araştırma, Silivri’de yıllardır kötü kokudan şikâyet eden bölge sakinlerinin yaşadığı çevre sorunlarını yeniden gündeme taşıdı.
Silivri’de bulunan ve İstanbul’un en büyük atık depolama alanlarından biri olan Silivri Katı Atık Depolama Tesisi, uluslararası bir araştırmayla gündeme geldi. ABD’deki UCLA araştırma ekibinin uydu verilerini kullanarak gerçekleştirdiği çalışmada, tesisten atmosfere yayılan metan gazının uydu görüntüleriyle tespit edilebilecek büyüklükte olduğu belirtildi.
İngiliz The Guardian gazetesine de yansıyan araştırmaya göre Silivri, Türkiye’de atık depolama sahalarından kaynaklanan metan salımının en yüksek olduğu tesis olarak öne çıktı.
SİLİVRİ’DEKİ METAN SALIMI UYDUDAN GÖRÜNTÜLENDİ
Araştırmacıların uydu verileri üzerinden hazırladığı haritalarda, Silivri Katı Atık Depolama Tesisi çevresindeki metan yoğunluğu dikkat çekti. Görüntülerde farklı renklerle gösterilen gaz dağılımı, tesis çevresinde geniş bir alana yayılan metan bulutunu ortaya koydu.
UCLA araştırma ekibi, Türkiye genelinde en yüksek metan salımının tespit edildiği 10 atık depolama sahasını belirledi. Silivri’nin yanı sıra İzmir, Ankara ve Antalya’daki bazı tesislerde de yüksek seviyelerde metan salımı saptandı. Araştırmacılar, belirlenen salım miktarlarını olağanüstü yüksek olarak değerlendirdi.
BÖLGE HALKI YILLARDIR KÖTÜ KOKUDAN ŞİKÂYETÇİ
Araştırmanın Silivri açısından dikkat çeken bir diğer boyutu ise bölgede yaşayan vatandaşların uzun yıllardır dile getirdiği kötü koku şikâyetleri oldu.
Haberde görüşlerine yer verilen bölge sakini Kemalettin Özenç, kötü kokunun haftada yaklaşık üç gece çevreye yayıldığını belirterek, “Koku hafif değil. Sizi boğuyor” sözleriyle yaşadıkları sıkıntıyı anlattı.
Özenç, özellikle sıcak yaz gecelerinde yoğunlaşan koku nedeniyle evlerinin pencerelerini kapatmak zorunda kaldıklarını ifade etti.
Bununla birlikte, vatandaşların şikâyet ettiği kötü kokunun doğrudan metandan kaynaklandığı anlamı çıkarılmıyor. Metan kokusuz bir gaz olmakla birlikte, atık depolama sahalarından yayılan diğer gazlar ve bileşikler kötü kokuya neden olabiliyor.
GÜNDE 10 BİN TON ATIK İŞLENİYOR
Paylaşılan bilgilere göre Silivri Katı Atık Depolama Tesisi’nde günlük yaklaşık 10 bin ton atık işleniyor. Türkiye’nin en büyük atık depolama alanı olarak tanıtılan tesiste, organik atıkların ayrışması sonucunda ortaya çıkan metanın yakalanarak enerji üretiminde kullanılmasına yönelik sistem de bulunuyor.
Tesiste saatte yaklaşık 6 bin metreküp metanın enerji üretiminde değerlendirildiği belirtiliyor.
Ancak uydu verilerinde tespit edilen yüksek salım, mevcut gaz toplama sistemlerinin etkinliği ve atmosfere kaçan metan miktarının araştırılması gerektiğini gündeme getiriyor.
METAN SALIMI İKLİM KRİZİNİ DERİNLEŞTİRİYOR
Metan, karbondioksitten çok daha güçlü bir sera gazı olması nedeniyle küresel ısınmayla mücadelede kritik öneme sahip. Bilim insanlarına göre insan faaliyetlerinden kaynaklanan metan salımları, günümüzdeki küresel ısınmanın yaklaşık dörtte birinden sorumlu. Atmosferde karbondioksite kıyasla daha kısa süre kalan metanın azaltılması, iklim değişikliğinin hızını yavaşlatabilecek önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
UCLA araştırmacılarından Cara Horowitz, atık depolama sahalarında oluşan gazın yakalanmasının yanı sıra organik atıkların bu alanlara ulaşmasının önlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
GÖZLER SİLİVRİ’DEKİ TESİSE ÇEVRİLDİ
Uluslararası araştırmanın ortaya koyduğu bulgular, Silivri Katı Atık Depolama Tesisi’nin çevresel etkilerine ilişkin yeni soruları beraberinde getirdi.
Özellikle tesisteki metan toplama sistemlerinin kapasitesi, atmosfere kaçan gaz miktarı, mevcut çevresel denetimler ve bölge sakinlerinin yıllardır devam eden koku şikâyetlerine yönelik alınan önlemler önem kazandı.
Uydu verilerinin ortaya koyduğu tablo, Silivri’deki tesisin metan salımının azaltılması ve çevresel etkilerinin değerlendirilmesi açısından ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğine işaret ediyor.
Kaynak: Bundle tarafından The Guardian kaynak gösterilerek yayımlanan haber ve paylaşılan araştırma bulguları.

