BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.885,00 0,08%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
4 Kasım 2026 - 18:02 Ayşe Küçükoğlu Vefat Etti
İstanbul Parçalı Az Bulutlu
İstanbul hava durumu
11 °
Reklam
  • ANASAYFA
  • GENEL
  • BBP Milletvekili Adayı Azder, Silivri’de Kahvaltı programı düzenledi

BBP Milletvekili Adayı Azder, Silivri’de Kahvaltı programı düzenledi

b6
Reklam

14 Mayıs Genel Seçimlerine sayılı günler kala milletvekili adaylarının tanıtımları devam ediyor. İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı ve aynı zamanda Rizeliler Derneği Başkanı olan Abdullah Sinan Azder, çok sayıda davetlinin katılım sağladığı kahvaltı programında davetlilere hitap etti.

Palmiye Düğün Salonunda düzenlenen kahvaltılı toplantıya, Silivri Büyük Birlik Partisi (BBP) İlçe Başkanı Ramiz Asu, İstanbul 3.ncü Bölge Milletvekili Adayı Sinan Abdullah Azder, İstanbul 3.ncü Bölge Milletvekili Adayı Bayram Karacan, STK'ların temsilcileri katıldı. BBP Silivri İlçe Başkanı Ramiz Aksu, davetlilere yaptığı konuşmasında "Değerli hemşehrilerim, Genel Başkanımız Mustafa Destici'nin, İstanbul İl Başkanımız Dursun Çağlayan beyefendinin selamlarını getiriyorum sizlere. Değerli Silivrili hemşehrilerim, önümüzde 14 Mayıs seçimi var. Bu seçim türk halkı için, milletimiz için çok önemli bir seçim. Sahada mücadele veriyoruz, halkın içine giriyoruz, halkı dinliyoruz, tek tek halkın sorunlarına çare olmaya çalışıyoruz." ifadelerine yer verdi. Kahvaltı organizasyonunda konuşan İstanbul 3.ncü Bölge Milletvekili Adayı Bayram Karacan, şunları söyledi;

“Çok saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler, genç kardeşlerim, sevgili çocuklar. Öncelikle bu güzel pazar sabahında Silivri ilçe teşkilatımızın ve de bölgemiz milletvekili adayı, saygıdeğer Abdullah Azerbaycan'ımızın hazır Olduğu bu kahvaltılı programa teşrif edip bizi yalnız bırakmadığınız için hepinize hoş geldiniz diyorum. Saygıyla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sözlerime başlarken şehit liderim Muhsin Başkan'ımı rahmetle, minnetle, şükranla yad ediyorum. Ve sayın genel başkanımız Mustafa Destici Bey'in sizlere selamı var. Onun da size selamını getirdim. Tekrar hepinize hoş geldiniz diyor, saygılarımı sunuyorum. Değerli Silivrili dostlarımız. Malum önümüzde on dört Mayıs'ta sandığa gideceğiz. Bu sandıktan iki tane oy kullanacağız. Bunlardan bir tanesi cumhurbaşkanlığı seçimi için kullanacağımız oy. Malum Büyük Birlik Partisi Cumhur İttifakının bir üyesi.

Dolayısıyla hem Cumhur İttifakı'nın hem de Büyük Birlik Partisi'nin cumhurbaşkanı adayı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde oyunuzu Sayın Cumhurbaşkanımıza kullanmanızı bekliyoruz. Büyük Birlik Partisi otuz yıldır Türk siyasetinde var olan ve memleketimizin, milletimizin karşı karşıya kaldığı çok kritik dönemlerde ortaya koymuş olduğu tavırla, siyasetle milletimizin önünü açan bir siyasi partidir. Ve geçen bu otuz yıl içerisinde devlet hazinesinden otuz ku Para almadan siyaset yapan bir siyasi partidir. Bu ne demektir? Bunu şöyle ifade edeyim. Bakın bu iki bin yirmi iki yılının sonunda bütçe kanunu kanunlaştı. Bu kanuna göre beş siyasi partiye beş buçuk milyar lira hazine yardımı verilmesi gerekiyor. Yani şöyle düşünün. Otuz yıldır bir kuruş almamış Büyük Birlik Partisi de seçime girecek. Beş milyar lira devlet hazinesinden, devlet bütçesinden sizin dış tırnak ödediğiniz vergilerden karar alacak olan beş parti de seçime girecek. Bu partilerden bir tanesi de terör örgütünün siyasi uzantısı olan HDP, buna da beş yüz altmış milyon lira para verilecekti. Büyük Birlik Biraz biz Anayasa Mahkemesi'nde devam eden kapatma davası dolayısıyla dedik ki anayasa mahkemesi her an bir kapatma kararı verebilir. Dolayısıyla bu beş yüz altmış milyon lira parayı bu partiye verirseniz bu parti o paranın önemli bir kısmını Kandil'e gönderir. Terör faaliyetlerini de kullanır. Dolayısıyla bu bloke konulsun diye Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat ettik. Sadece Büyük Birlik Partisi. Ve bizim müracaatımız üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Anayasa Mahkemesi'ne müracaat etti değerli dostlar. Anayasa Mahkemesi beş Ocak tarihinde yapmış olduğu ilk toplantıda Hakimler Kurulu toplantısında sekize yedi oy kararla yani sekiz hakim bloke kararı verdi. O paranın bloke edilmesi, terör örgütünün siyasi uzantısına verilmemesi yönünde karar verdi. Yedi hakim de oy kullandı. Ve o para terör örgütünün siyasi uzantısına verilmedi. Ardından itiraz ettiler. Dokuz Mart'ta tekrar Hakimler Kurulu toplandı. Bu sefer sekize yedi bloke kararı kaldırma kararı verildi. Yani bir hakim karar değiştirdi, fikir değiştirdi. Bu karar değiştirme neticesinde beş yüz altmış milyon lira para yattı.

Şimdi burada asıl tuhaflık şurada. Bir başka konu da şu. Normal şartlar bu beş yüz altmış milyonun yüz kırk milyonu hazine yardımı. Biz hukuk devletiyiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti hukuk devletidir. Dolayısıyla HDP'de biz kabul etmesek de bir siyasi parti olarak kabul etmesek de kanunlarımıza göre bir siyasi parti olarak kabul edildiğinden yüz kırk milyon lira hazine yardımı olarak verildi. Dört yüz yirmi milyon lira da seçim olduğu için bu sene seçim yılı olduğu için seçim yardımı verildi. Bakın ne Sonra, sonra HDP seçime girmedi. Yani HDP'nin milletvekili adayları daha doğrusu terör örgütünün milletvekili adayları, yeşiller sol diye bir partiden seçime girdiler. O dört yüz yirmi milyon para şimdi HDP'nin kasasında. Belki de şu anda çoktan dağa gitti. Kandil'e gitti. Dolayısıyla buradan anayasama Mahkemesinin saygıdeğer üyelerini tekrar uyarıyoruz ve eleştiriyoruz. Iki yıl boyunca hangi delili bulamadınız? Hangi delile ihtiyacınız var da bu kapatma kararına karar veremediniz? Hangi delile ihtiyacınız var? Sadece sadece HDP'nin Diyarbakır İl Başkanlığı önünde bekleyen diğer Diyarbakır annelerinin feryadı o partinin kapatılması için yeter de artar bile. Dolayısıyla değerli arkadaşlar, değerli dostlar bu on dört Mayıs'ta sandığa giderken bu meselelere vakıflığıyla ve bu meseleleri cesaretle dile getiren Büyük Birlik Partisi'nin biraz önce ifade ettiğim otuz yıldan beri otuz kuruşla devletten hazineden para almadan vermiş olduğu mücadeleyi takdir etmenizi ve bizi desteklemenizi canı gönülden rica ediyoruz. Değerli dostlar şu anda biliyorsunuz iki farklı Ittifak arasında bu seçim yarışı devam ediyor. Ve son bir haftaya girdik. Ve bakın bir konuda sizin dikkatinizi çekmek istiyorum. Şimdi bazen bize soruyorlar. Diyorlar ki siz neden Cumhur İttifakı'nda yer aldınız? Neden Cumhur İttifakı'nın içerisindesiniz diye bazen sorular geliyor. Biz de diyoruz ki biz Cumhur İttifakı'nın içerisinde olmayacaktık, ne yapacaktık? Bakın Karşı tarafı PKK destekliyor.

Kandil'den Ha bir'e destek mesajı geliyor. TİKKO destekliyor. TKP destekliyor. DHKPC destekliyor. Amerika destekliyor. The ekonomist dergisi destekliyor. Paylaşıldı destekliyor. Washington Post destekliyor. Bu tarafı da aziz ve büyük yüce Türk milleti destekliyor. Tabii ki Tabii ki bizim tavrımız aziz ve yüce büyük Türk milletinin yanında olmaktan taraf olacaktır. Çünkü biz bu uğurda şehit olmuş kırk altı saat boyunca ulaşılamamış şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu'nun arkadaşlarıyız. Ve onun ayak izlerine basarak siyaset yapmaya devam eden onun dava arkadaş bizim başka türlü davranmamız Değerli dostlar, değerli arkadaşlar. Ben sizi biraz bekletmiş oldum. O yüzden de tekrar özür diliyorum. Bu bizim bu sabahki üçüncü programımız. Dolayısıyla hakkınızda bir yandan helal edin bize. Ben ve arkadaşlarım bu üçüncü bölgenin milletvekili adayıyız. Allah nasip kısmet ederse Siz de bizi desteklerseniz bu bölgenin milletvekili olacağız. Ben üçüncü bölgenin milletvekili olacağım Allah nasip ederse. Ama buradan şu sözü vermek istiyorum. Sadece üçüncü bölgenin değil Edirne'de Kars'a Van'dan Hakkari'ye, Sinop'tan Mersin'e yedi yüz seksen bin kilometrekare içerisindeki cebinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kimliğini taşıyan Kürt'ü Türkmen'i, Lazı, Çerkez'i, Arnavut'u, Boşnak'ı, Alevi'si, Sünni'siyle, bütün bir Türk milletinin milletvekili olacağım inşallah. Ve burada şunu ilan ediyorum ve söz veriyorum. Eğer Allah nasip kısmet ederse milletvekili olursa. Bu salondakilerin de üçüncü bölgedekilerin de ve biraz önce saydığım bütün büyük bir milletimizin de meşru, meşru, yasal, hukuki hangi talebi olursa elimden gelen gücümün yettiğince onların yanında olmaya çalışacağım. Bir mağduriyet yaşarlarsa Hastanede, postanede, karakolda yaşadıkları haksız bir mağduriyette olursa gece gündüz demeden yirmi dört esasına göre onların da bu mağduriyetlerinin yanında olacağım. Bunu söylerken de şunu ifade etmek istiyorum. Ben yirmi bir yıldır, yirmi bir yıldır siyaset yapıyorum. Bazen şöyle bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. Adam ünlü bir futbolcu. Veya ünlü bir sanatçı. Veya ünlü bir mimar. Ama siyasetle alakası yok. Bazen siyasi partiler bu ünlü şahısların popülerliğinden istifade etmek için onların milletvekili adayı gösteriyorlar, milletvekili yapıyorlar. Tabii saygı duyuyorum. Demokrasinin bir neticesidir Onlar da milletvekili olabiliyor. Fakat milletvekili olduktan sonra bakıyorsunuz memleket meselelerinden bihaber. Millet meselelerinden bihaber. Önüne bir mikrofon uzatılıyor. Herhangi bir konuyla ilgili görüş soruluyor. Diyor ki efendim ben bilmem diyor büyükler bilir diyor. Biz öyle bir siyasetçi değiliz. Yirmi bir yıldır bu işin hem alaylısıyız hem de mekteplisiyiz. Dolayısıyla biraz evvel vermiş olduğu söz, hoş bir söz değil. Biz şu anda milletvekili olmasak bile yirmi bir yıldır vatandaşlarımızdan gelen talepleri bizim pozisyonumuzun gücü neye yetiyorsa elimizden ne geliyorsa onu karşılamaya çalışıyoruz. Onu efendime söyleyeyim yardımcı olmaya çalışıyoruz o durumda. Değerli dostlar sözlerimi uzatmadan bir konuya daha dikkatinizi çekeyim. Sonra da huzurlarınıza Ayrılmak istiyorum. Bu benim beşinci milletvekili adaylığım. Yani daha önce dört defa daha milletvekili adaylığı yaptım. Daha önceki adaylıklarımızda biliyorsunuz bir baraj problemiyle karşı karşıyayım. Yani gidiyorduk vatandaşımızın karşısına. Diyorduk ki biz milletvekili adayıyız. Oyunuzu istiyoruz. Vatandaşlarımız da haklı olarak bize şu tepkiyi gösteriyorlar. Ya siz vatan insanlarsınız. Milliyetperver insanlarsınız. Namuslu siyaset yapıyorsunuz, dürüst siyaset yapıyorsunuz. Biz de size oy vermek isterdik ama baraj var. Barajı geçemezsiniz. Bundan dolayı biz size oy verirsek, bizim istemediğimiz başka bir parti başarılı olur. O yüzden kusura bakmayın diyorlardı, bizi gönderiyorlardı. Değerli dostlar, şimdi baraj yok. Neden baraj yok Bir ittifak içerisinde seçime giren bir siyasi parti o ittifakın toplam oyları barajı geçerse o partide barajı geçmiş say diyor. Dolayısıyla bu seçimde sizden gönül rahatlığıyla oylarınızı istiyoruz ve bizi desteklemenizi bekliyoruz. Ama sadece bu seçimde kullanacağınız oyları değil, geçmiş seçimlerde verecek olup da vermediğiniz oylarınızı da istiyoruz. Dolayısıyla bu seçimde baraj yok.Bahane yok. Büyük Birlik Partisi otuz yıldır vatanın bölünmez bütünlüğü, milletin birlik ve beraberliği, devletin ebed müddet olması için siyaset yapıyor. Devletin ebet müddet olması demek ne demek? Bakın yanı başımızda devlet otoritesini kaybeden ülkelerde o ülkelerin vatandaşlarının başına gelenlerin biz canlı şahitleriyiz. Bakın Suriye'de devlet otoritesi ortadan kalktı. Oradaki Suriye vatandaşlarının halini en yakından biz hissediyoruz, yaşıyoruz. Dün akşam Halep Türkmenlerinin burada kurmuş olduğu bir derneği ziyaret ettim. Bir dokunduk, bir ah işittik. Bizim görmediğimiz çok büyük krallar o bölgede yaşanmış. Irak'ta devlet otoritesi ortadan kalktı. Bir buçuk milyon insanı katlettiler, ülkelerini işgal ettiler. Afga devlet otoritesi ortadan kalktı. Insanlar uçmak üzere hazırlanan uçakların tekerleklerine tutunarak ülkeden çıkmak istediler. O yüzden devletin ebed müddet olması değerli dostlar çok önemli. Büyük Birlik Partisi bir yandan bu milli meselelerde duyarlılık gösterirken bir yandan da sosyoekonomik meselelerde ülkemizin, insanlarımızın Dertlerine deva olacak politikalar üretti. Mesela bunlardan biri kredi Yurtlar Kurumu'nun kredileriyle ilgili yani öğrencilerin öğrenciyken kullandığı kredilerle ilgili problemdi. Bilirsiniz o krediler ödenemediği zaman çok enteresan bir faiz hesaplaması vardı. Bir anda kredi borçları katlanarak büyüyordu. Büyük bir mağduriyet meydana getirmişti. Ilk defa iki bin on dokuz yılında bunu dile getirdik. Bugün itibariyle o problem çözüldü.

EYT'lilerin  kamuoyunun dikkatine sunduk.  Onlardan gelen taleplere kulak abarttık. Gündeme taşıdık. Sayın Cumhurbaşkanımız bile ilk başta bunun olamayacağını ifade etti. Bakın bugün o yasa hayata geçti. Iki milyondan fazla vatandaşımız emeklilik dilekçesini verdi. Ücretli öğretmenler, taşeronlar, sac mağdur söz veriyorum. Onlarla ilgili kanun teklifini ben vereceğim. Bütün bunlar bizim gündemimizde olacak. Dolayısıyla sözü fazla uzatmadan şunu ifade edeyim. Büyük Birlik Partisi sadece milli meselelerde politika üreten bir siyasi parti değil. Aynı zamanda ekonomik ve sosyal meseleleri de politika üreten bir parti. Bu yüzden sizin on dört Mayıs'ta yani haftaya bugün sandığa giderken bizi yalnız bırakmamanızı, bizi desteklemenizi rica ediyorum. Tekrar bu pazar kahvaltısında bizi yalnız bırakmadığı için hepinize saygılarımı sunuyorum. Allah'a emanet olun diyorum. Sağ olun, var olun.”dedi.

Haber: Adnan Yıldırım

Bir 2 kişi, kürsü ve şunu diyen bir yazı 'BÜYÜK BİRLİK PARTISİ' görseli olabilir

Bir 2 kişi ve yazı görseli olabilir

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?